Pastaneleri yıkılan Kahramanmaraşlı Mado’dan ‘su vermediler’ iddialarına yanıt: Suyumuz çamurlu akıyor

Asrın felaketinin başkenti Kahramanmaraş’ta depremin yarattığı enkaz hâlâ sokaklardan kalkmadı. Can ve mal kaybının ağır yaşandığı kente Türkiye’nin dört bir yanından yardım giderken, Maraş merkezli markaların deprem sonrasındaki durumu da mercek altına alındı. Adını Maraş’tan alan 173 yıllık tarihe sahip dondurma zinciri Mado’nun kentteki beş pastanesi tamamen yıkıldı. Baba Yaşar Kanbur’un kurduğu Yaşar Pastanesi ise markanın merkez üssüydü. Pastanenin bulunduğu bina depremde ağır hasar alınca, orası da kullanılamaz duruma geldi.

MARSU’DAN SU VERİLMEDİ İDDİASI

Markanın ikinci jenerasyon patronları Mehmet, Atila ve Erdal Kanbur depremin ilk gününden bu yana kentte. Hürriyet’e konuşan Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Kanbur, “Bir yandan yasımızı tutuyor, çalışanlarımızın ayakta kalması için uğraşıyor diğer yandan da üretimi devam ettirmenin yollarını arıyoruz” dedi.

İddialara göre depremin ardından büyük bir su sıkıntısı yaşanılan şehirde depremzedeler, Mado’ya ait Kahramanmaraş’taki Marsu fabrikasından dolayı Kanbur kardeşlerden su talep etti. Ancak “Suyumuz yok” yanıtını aldılar. Bunun üzerine Marsu fabrikasına giden depremzedeler, fabrika binasının önünde su şişeleri gördüklerini ve firmanın kimseye yardım etmediğini iddia etti. Mehmet Kanbur bu iddialar için şunları söyledi:

“deprem şehirdeki tüm altyapıyı harap etti. Fabrikamızda sular çamurlu akıyor. Biz zaten depremin ilk günlerinde stoktaki ürünleri kamyonlarla dağıtmıştık. Ama gerisini getiremedik, çünkü temiz su elimizde yoktu. Hâlâ yok.”

MADO KONTEYNER KENT KURDUK

Mehmet Kanbur’a göre sorun, yaptıkları yardımları tanıtım aracı olarak kullanmamalarından kaynaklandı. “Biz de herkes gibi şunu yaptık, bunu yaptık demediğimiz için insanlar ‘Mado nerede, neden yardıma koşmuyor’ dedi. Yahu bir sorun öldünüz mü, kaldınız mı? 60 şehidim var benim” diyen Mehmet Kanbur, iddialardan sonra konteynerde konakladığı fotoğrafların yayınlanmasını eleştirenleri de “Kötü niyetli yaklaşımlar bunlar” diye cevapladı.

Kanbur neden konteynerde kaldığını ise şöyle açıkladı: “Benim evimde sorun yok. Gidip orada da kalabilirim ama 2 bin çalışanım var. Onların aileleri var. Şehirde hâlâ enkaz duruyor. Herkesin morali bozuk. Ben burada çalışanlarımla hem kendimi hem de onları ayakta tutmak için bir aradayım. Birlikte çalışıyoruz, birlikte uyuyoruz. Evimde kalsam bu sefer de ‘işçilerini bırakıp, sıcak evine gitti’ diyeceklerdi. Allah biliyor. Kimseye anlatmamıza gerek yok.”

MADO’NUN PATRONUNDAN PASTA BAKLAVA USTALARINA ÇAĞRI: MARAŞ’A GELİN BURADA BİRLİKTE AYAĞA KALKALIM

Kahramanmaraş’tan başka bir sevdası olmadığını söyleyen Mehmet Kanbur, büyük bir acı yaşadıklarını ancak yas tutacak vakit olmadığını belirtti. “Sağ kalanları iyileştirmek lazım. Bunun için büyük mücadele veriyoruz. Üretim yapmak istiyorum ama çalıştıracak eleman yok. Herkes terk etti. Ben gitmem. Bu kadim kenti yeniden cazibe merkezi haline getirmek için ne gerekiyorsa yapacağım” diyen Kanbur, kentteki diğer işinsanlarıyla da planlama yapmak üzere bir araya gelmeye çalıştıklarını anlattı. Kanbur’un planında öncelikle işgücünü Kahramanmaraş’a çekmek var: “İş dünyasından arkadaşlarla bir araya gelerek şehri yeniden planlamak istiyoruz. Şehrin kimliği bozuldu. Çarşı tamamen yıkıldı. Çarşı bir kentin yaşadığı yerdir. Konut yine yapılır ama çarşı, meydan insanları bir araya toplar. Ben bunun mücadelesini veriyorum. Diyorum ki Türkiye’nin pasta, baklava, fırın ustaları Kahramanmaraş’a gelin. Bizimle çalışın. 10 yıl burada kalacağına söz veren her çalışana ev tahsis edilsin. Ben Mado olarak şimdilik konteyner kentte barınma sözü veriyorum. Sonra ev meselesini de halledelim ama bizi bırakıp gitmeyin. Burada üretelim, yeniden ‘üreten Maraş’ kimliğini ayağa kaldıralım.”

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir